ÇANAKKALE

  ÇANAKKALE NEDİR ?

           Kısa bir soru . Aslında kısa soruların yanıtları uzundur. Hele konusu Çanakkale  ise…
          1915 yıllarının gazeteci - yazarı Süleyman Nazif, “ Cisimler yaklaştıkça , tarihi olaylar uzaklaştıkça büyür. “ demiş. 2000 yılında 20 000’i 2008 yılında sadece bir haftalık zaman dilimi içinde 20 000’i aşkın insanın gezdiği bir bölge; Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı. Ulus bilincinin yüceldiği, 19. Tümenle beraber Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıktığı bir yer. Sadece Yarbay Mustafa Kemal mi ? 27. Alay Komutanı Yarbay Mehmet Şefiklerin 57. Alay Komutanı binbaşı Hüseyin Avnilerin, Binbaşı Halislerin, Binbaşı Mahmut Sabrilerin, Asteğmen Muharremlerin, Asteğmen İbradalı İbrahim Hayrettinlerin , Asteğmen Mithatların, Asteğmen Mustafaların , isimleri unutulmuş binlerce kahramanın yarattığı destanın adı, ÇANAKKALE….
          Bölgeye gelen binlerce, on binlerce, yüz binlerce insanın sorması gerekirken sormadığı, beklide unuttuğu bu soruyu onlara biz soruyoruz ; diyoruz ki” sizce gerçekten ÇANAKKALE NEDİR …?”
Bu sorunun yanıtı için Çanakkale’yi görmek yetmez, anlamaktır önemli olan.
          Bu sorunun ilk yanıtını yıllar önce Sayın Şahin Aldoğan vermiş. O yanıtı, Ali Kırca’nın “Akşam üstü yazıları” adlı köşesinde bulmuştum.
“ 1960’ların ikinci yarısındaki 18 Martlardan biri…
“O “ sinema salonundaki genç bahriyeliler Çanakkale direnişini anıyor.
Söylevler, şiirler, vesaire. Ama bir şey eksik sanki…
O sırada salonun bahçeye açılan kapısı aralanıyor. İçeriye ışık huzmesi doluyor. Işık huzmesinin arasından bizim Şahin kardeşi gözlüklerinden tanıyoruz. Yanında biri var, Şahin koluna girmiş. Sonra sahnenin önündeki birkaç basamak merdiveni de birlikte çıkıyorlar.
          Salonda derin bir sessizlik. Koluna yaslanmış beyaz sakallı, iki büklüm olmuş nur yüzlü, ama bakışları kederli ihtiyarı gösteriyor Şahin ;
“ Kardeşler, nefesinizi boşuna tüketmeyin. Ne yapsanız, ne söyleseniz, anlayamazsınız ve anlatamazsınız. Ama “ O “ anlatabilir. Çünkü “O “ Çanakkale’dir.”
          Ama “ O “ 18 Mart günü yüreğimizi “ 12 “ den vurdu Şahin Kardeş. Ya da genç deniz Teğmeni Şahin Aldoğan. Sahnede   koluna yaslanan kederli ihtiyar, yaşayan Çanakkale gazilerinden Süleyman Çavuş’tu.
          Ve mikrofonu “ O “ na uzattı.
          O günden sonra hepimiz,mevzilerde “gez, göz, arpacık “nöbet tutan neferler olduk Conkbayırı’nda.”
          Yukarıda anlatılan “ Çanakkale nedir ?” sorusunun belki de ilk yanıtıydı. Ardından daha nice yanıtlar gelecek, Çanakkale gerçeği ortaya çıkacak. Şimdi bizler, o sorunun yanıtını bulmak için, çoğu isimleri savaş sırasında konmuş derelerin, tepelerin üzerinde yürüyerek izlerini bulmaya çalışıyoruz. Zevkli, heyecanlı bir arayış.
          Yolunuz düşerse Eceabat’a. Eğer arıyorsanız “ Çanakkale nedir * “ sorusunun yanıtını bulmaya sizde katılın bizlere.
  GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI'NI NASIL GEZELİM

Sevgili Dostlar,

        Sözü edilen Milli Park, 4533 Sayılı özel yasa ile yönetilir. 33 000 hektarlık bir alan olup, Eceabat İlçesi’nin sınırları içindedir. Izgara türü yiyeceklerinizi pişirmek için her yerde ateş yakamazsınız. Çevre kirliliği parkın en büyük sorunudur. Ben ve benim gibi bu konuda duyarlı bütün Alan Kılavuzları gezide bulunan grupları uzaktan da olsa denetler, uyarır gerekirse ilgili birimlere bildiririz.

       Aldığınız Alan Kılavuzunun (yerel rehber) bakanlıkça verilmiş kimliği olup olmadığını sorunuz. Kimliği olmayan kişilerle geziye çıkmayınız. Gezi boyunca içinde bulunacağınız grubunuz ilgili birimler tarafından denetlenir. Sizi gezdiren kişi belgesiz ise, denetlemeyi yapan kişiler tarafından o kişiye tutanak hazırlanıp ceza uygulaması yapılır. Geziniz zehir olur.

       Turun başlama noktası Eceabat’tır. İlçeye geldiğiniz zaman Eceabat Güç Birliği’nin iş yerini bulunuz. Alan Kılavuzu Selim MERİÇ orada olacaktır. Orada size gezi güzergâhı ve Çanakkale Savaşları konusunda kısa bir bilgi verilir. Selim Meriç, Orman Bakanlığı’nın açtığı kurslara katılarak belgesi bulunan bir “Alan Kılavuzu” dur.

       Gezi güzergâhı 125 Km. olup tahminen 5-6 saat sürer. Bu güzergâhı kısaltmaya kalksanız bile geziden bir zevk alamadığınız gibi Çanakkale’yi tanımazsınız. Eğer gezi aracınız taksi ise ve zamanınız var ise ve “ben Çanakkale’yi yaşamak istiyorum” diyorsanız, bütün bilgi ve birikimlerimizi sizinle paylaşmaya hazırız. Rahat bir kıyafetle yürüyüş ayakkabınızı giyerek, aracınızın yakıtı dolmuş, şapkanız, kameranız, fotoğraf makineniz, pil ve filmlerinizi de almışsanız buyurun yola çıkalım;

       Eceabat’ın içindeki “ Tarihe Saygı Parkı” nı görüp ön bilgi alacaksınız. Ver elini Kilitbahir. Namazgâh Tabyalarını, Boğaz zorlanması ile ilgili gösterimi, Sarı Kule’de bulunan müzeyi gördükten sonra, Rumeli Mecidiye Tabyaları, Seyit Onbaşı Anıtı, Soğanlıdere ve Şahindere Hastane Şehitliklerini görebilirsiniz. Alçıtepe Köyü’nde Salim Mutlu Amca’nın özel müzesini (bu müze bağışta bulunarak gezilir.) ve Sargı yeri Şehitliğini ziyaret edebilirsiniz. Şehitler Abidesi, Seddülbahir Köyü’nde İlk Bombardıman Şehitliği, Ertuğrul Koyu ve tabyalarını göreceksiniz. Güney Cephesi dediğimiz Seddülbahir Bölgesini bitirdikten sonra, Kuzey Cepheye –Kanlı sırt, 57. Alay Şehitliği, Cesaret Tepe, Conkbayırı, Kemalyeri, Kocadere Hastane Şehitliği ile turu tamamlayabilirsiniz. Yalnız zamanınız var ise Kocadere Şehitliğinden Kocadere Köyü’nün içinden geçerek Bigalı Köyü’ndeki Atatürk Müzesini görebilirsiniz. Anzak Koyu ve Anafarta Köyü ve o köydeki Özay Gündoğan’a ait Savaş Koleksiyonunu görülmesi gereken yerlerdir.

       Bu gezi sizin için yorucu olabilir. Geziye dinlenmiş olarak başlamak gerekir. Gezi programı bir güne sığmıyorsa Eceabat İlçesi’nde bulunan  “MERİÇ PANSİYON” ( 0 286 814 2610 – 0 506 2184195- 0 535 615 6992) size misafirperverliğini gösterecektir.

       Bölgeye araçsız olarak geldiyseniz, size araç temininde yardımcı olabiliriz.

       25 Nisan 1915 günü 57. Alay’ın Conkbayırı’na yürüdüğü o yolu yürümek istiyorsanız. İngilizlerin çıkarma yaptıkları Zığındere vadisini gezmek istiyorsanız, o yolları sizinle yürüyebiliriz.

 

       Selim Meriç’e ulaşmak için;

       0 537 2153812 veya 0 286 814 26 10 numaralı telefonlarımızı arayınız.

     
                            Bir Yolcuya

 
          Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın
          Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
          Eğilde kulak ver bu sessiz yığın
          Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
 
          Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
          Gördüğün bu tümsek Anadolu’mda
          İstiklal uğrunda, namus yolunda
          Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
 
          Bu tümsek, koparken büyük zelzele
          Son vatan parçası geçerken ele
          Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
          Mübarek kanını kattığı yerdir.
 
          Düşün ki haşrolan kemik, kan etin
          Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
          Bir harbin sonunda bütün milletin
          Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
 
                       Necmettin Halil Onan
  NOT: Bu şiir Büyük taarruz ve Dumlupınar için yazılmıştır. İlk dörtlüğü Çanakkale’ye çok uygun düştüğü için ilk iki dizesi; Boğaz’ın Avrupa yakasındaki Değirmen  Burnu   Tabyası'nın sırtına yazılmıştır. 

 

                                     Selim Meriç

 

 

      

                   

                       

 

 

Haberler





Döviz

1 $ = 1,84 TL
1 € = 2,34 TL
45119 Ziyaretçi

Hava Durumu